• yoksul ile zengin arasındaki uçurım

    virüsün sınıf ayırdığının iki karede ispatı: akkuyu nükleer santrali yemekhanesinde yöneticilere sosyal mesafe, işçilere balık istifilink

  • ülkemizin en büyük sorunlarından biridir malesef artmaya devam etmektedir

  • mülkiyet meselesi bir yerde denetlenmeli ve yeniden tartışmaya açılmalıdır. kaldırılmalıdır demiyorum ama belli düzenlemeler yapılmalıdır. fakirliğin sebebi sebepsiz ve haksız zenginleşmedir. girişim ve sermaye değerlidir. bunu kabul ediyorum ama mevcut durum haksızlığa sebep oluyor

  • son yıllar da aradaki uçurum çok arttı,böyle de devam ederse ülkenin durumu hiç iyiye gidecek gibi durmuyor.

  • kafa olarak bile uçurum var. şahsen yoksul değilim ama zengin hiç değilim. yani 0 ile 10 arasında bir refah düzeyi-gelir cetveli olsa ve 0 yoksulluk 10 zenginlik olsa benim yerim 3.5 gibidir. bakın size ne anlatacağım:
    bugün sabah genelde yaptığım gibi 7 yıllık, pasını rengi bellemiş bisikletime binip dışarı çıktım. anayoldan gidiyorum, yolun karşı tarafında liseden tanıdığım bir çocuğun babasının şirketi var, benim gittiğim tarafına da şirket arabasını parketmişler. "lan" dedim "bu buraya parkedillir mi? ileride bir yerde u dönüşü yapacaksın abi allah bilir kaç kuruş yakar." diye kendi kendime minik minik homurdanıyorum. sonra düşündüm, "lan" dedim "adamların koskoca şirketleri var u dönüşüne kadarki benzini mi düşünürler!?". velhasıl kelam nöronlarımızın bile ağzı kokuyor :)

  • kapitalist düzenin en büyük sorunudur. bu uçurum daha da artacak. pareto principle'nin 20-80 kuralında da anlattığı gibi dünyadaki paranın yüzde seksenine nüfusun yüzde yirmisi sahip olacak. (belki şu anda da öyledir) önemli olan yüzde 20'lik kısma girmek. yoksa daha çok ağlayıp sızlanırız

  • kapitalizm çok kötü öyle değil mi? zenginle fakir arasında uçurum var. bırakın olsun. herkeste eşit para olsa işi kim kuracak? tarlanın, restoranın, fabrikanın bir sahibi olmalı, bir kişi girişim yapmalı ki işler kurulsun, herkes iş sahibi olabilsin. hangi sistemi kurarsanız kurun bu oran değişmez. tepe %20 her zaman daha çok paraya sahip olur ve olmalıdır. bu komünistler devlete vererek yapar ve bir işe yaramaz. şeriatçılar dincilere verir, yine bir işe yaramaz. kapitalizmde bu insanlara verilir, en kalifiye olanlar, kafası en çok çalışanlar iş kurarlar ve istihdam yaratılar.

    işçiler ezilir çünkü iş yoktur ortada. restoran açsam, cama eleman aranıyor diye yazı yazsam bin kişi başvurur, elli tanesi boğaz tokluğuna, aylık 100 liraya çalışırlar. böyle durumda, girişimin olmadığı, halkın cebinde para olmadığı, işin olmadığı durumda işçinin ne değeri olacak? 100 liraya çalıştırırım adamları, kimse de ses etmez çünkü iş yok.

    bunun tersi durumu düşünelim. girişimciler bol, halkta para var, restorana eleman aranır yazısını yazıyorum, asgari ücret veriyorum. kimse gelmiyor, mecbur 500 lira daha koyuyorum maaşa, yine kimse gelmiyor, artık 5-6 bin tl vermem, iş yükünü hafifletmem gerekir ki insanlar çalışmak istesin, millet akın akın gelmiyor çünkü dışarıda işçi arayan binlerce işletme var. bu durumda işçinin, emeğin bir değeri olur.

    ikinci durumu, zenginliği sağlamak için de önce yöneten kafanın serbest piyasayı sağlaması, vergilerle halkın sırtına binmemesi ve iş kurulması için gereken her türlü yardımı yapması gerekir.

    kapitalizm şu kapitalizm bu diye ağlamayın. önce bir ne olduğuna bakın. zaten elinizdeki telefonu, bilgisayarı ve interneti kapitalizme borçlusunuz. giydiğiniz kıyafeti, evinizdeki ev eşyalarını, bindiğiniz arabayı ve oturduğunuz evi de. bunların hepsi kapitalizm sayesinde, serbest piyasaya giren, devletin vergi diye boğazına yapışmadığı ve aklını kullanıp iş kuran, insanlara istihdam sağlayan ve rekabet güdüsüyle daha kaliteli ürün yapmak için yarışan zenginler tarafından yapıldı. bazı arkadaşların bakıp da sövdüğü, içten içe kıskandığı zenginler tarafından. zengin düşman falan değil, o zengin sayesinde bir işte çalışıp evinize ekmek götürebiliyorsunuz.

    bahsettiğim zengin devletten ihale alan beşli soyguncular değil, kafasını kullanarak risk alıp iş kuran insanlar.

  • hindistan'da bu uçurum oldukça fazladır. özellikle covid döneminde zenginin daha çok zengin, fakirin daha çok fakir olmasıyla türkiye'de de artmıştır.
    baştaki vikide bahsedilen zengin kişi, hadi benzini düşünmedin, dönerken harcayacağın vakti de mi düşünmüyorsun...