• üniversite mezunları uzmanlık gerektirmeyen işlerde çalışıyor

    kendi alanlarında iş bulamayan üniversite mezunları başka alanlara yönelirken, son 6 ay içerisinde uzmanlık gerektirmeyen işlerde çalışan üniversite mezunlarının sayısının yüzde 97 oranında arttığı belirlendi. tüik verilerine göre ülke genelinde dar tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 61. bu rakama mevsimlik işçiler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve ümitsiz işsizler eklendiğinde sayı 9 milyon 638 bine yükseliyor.
    kaynak

  • yanlış hatırlamıyorsam hüseyin çelik'ti veya bir başka bakan da olabilir... şöyle demişti "sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa"yani her üniversite mezunu kendi alanında bir işte çalışmak zorunda değil. ama ne hikmetse alanı olmasa bile kendi çevrelerindekiler devlet dairelerinde üst düzey yönetici olabiliyor. ama bunun yanında ankara hukuk mezununa kendi işini yapabilmesi için 1000 tl ile iş teklif ediliyor... kendi alanından vazgeçti insanlar vasıfsız işçi olarak bile iş bulmak çok zor. işte adalet, işte kalkınma...

  • üniversite mezunu olmak bir işe yaramıyor öğrenci kendini geliştiricekk

  • ihtiyaçtan fazla mezun verilmesinin sonucu. hala açık üniversiteler hala binlerce mezun veriyorlar, gelecekte daha çok işsizlik olacak. bunun bir sebebi de tam anlamıyla diploma satan özel üniversiteler. içleri bomboş, sırf öğrencinin parasını tırtıklayıp görünüşte eğitim veriyor gibi görünen ''sözde eğitim'' satıcıları.

  • ışsizliğin çok fazla olduğu bir ülkede görülmesi maalesef şaşırtmayan durum. kendi alanında iş bulamayan üniversite mezunu, "iş olsun da, ne olursa olsun" demeye başlayabiliyor.
    temel nedenleri bence: plansız eğitim sistemi, plansız çok sayıda üniversite açmak, gençleri diploma peşinde koşturarak oyalamak veya bu plansızlıkların "kötü niyetli" olması. bu hamur çok su götürür...

  • olsun her ilde bir üniversitemiz var.

  • başka çareleri yok.

  • maalesef ülkenin gerçeği bu. ben de aile zoruyla halkla ilişkiler denen dandik bölümü okudum. hayatımın en sıkıcı günleriydi. sözelde zaten pek fazla bölüm de yoktu. radyo tv, reklam, tarih, edebiyat falan vardı düzgün. tarihçi olmak istedim "oğlum öğretmen yaparlar, bir oraya bir buraya sürülürsün, 5 kuruşa çalışırsın" dediler. mecbur halkla ilişkiler okuduk. şimdi bir yayın evinde koordinatör olarak 3 bin liraya çalışıyorum. tek avantajım ingilizce bilmem ve önceden başka bir ajansta editör olarak çeviri haberler yazmam. ingilizce ve office programlarına hakim herkesin yapabileceği işler bunlar. açlıktan öleceğiz yakında.

  • ya her üniversite mezunu iş sahibi olucak diye bir şey yok(!)

  • üniversite mezunları ne iş bulursa çalışmak zorunda kalıyor. aksi halde ne millet ne de devlet yanlarında, yapayalnızlar.

  • aç kalmamak için çalısmak zorundalar

  • 81 ile üniversite her bölümden on binlerce mezun.
    sonuç bu.

  • oy kaygısı ile değersizleştirilen eğitimin sonucudur. maliyeti çok ağırdır. milyonlarca gencin yılları, umutları, (ailece) paraları çöpe atılmaktadır.

  • o kadar çalış çabala üniversite kazan, üniversitede daha çok çalış çabala mezun ol ve yaptığın iş kasiyerlik, açık pazarda satıcılık. cidden verilen emeklere yazık yakında türkiye en çok intihar oranına sahip ülke diye haber çıksa şaşırmam.

  • ben 16 yaşımdayım normalde benim korkum kendimi yeterince geliştirememek olmalı ama bu geri zekalı sistemde bu yaşta iş bula bilecek miyim korum var emeklerimim boşa gitmesin den korkuyorum ve artık bu yeti !

  • okudum aileye mahcup olmiyim bir yere başlıyım hissi..çünkü okuyan insan min. 5.000 tl ile işe başlar.telefonlar susmaz sürekli iş görüşmesine çağırırlar diye bir algı var bizim toplumda.iş görüşmesinde de advanced seviye ingilizce istenir.tabi ki elenirsin.sevdiğin kişi de işe girmeni bekler o da evlilik ister.mecburi bulduğun uzmanlık gerektirmeyen ilk işe başlıyorsun.

  • öyleyse kendi işlerini kursunlar.
    edit: zafer sızlanarak kazanılmaz

  • kendi işlerini kurmaları için sermaye gerekiyor, sermaye için çalışmaları gerekiyor ve aynı yere geliyoruz: uzmanlık gerektirmeyen alanlarda karın tokluğuna çalıştırılıyorlar. bu kadar basit kısır döngüyü düşünemiyor musunuz gerçekten?

  • üzücü bir durum. üniversite okuyanlar 4 yıl boyunca bir alanla ilgili detaylıca bilgi öğrenip uzman oluyorlar, ancak basit mesleklerde(küçümseme amaçlı söylemiyorum) çalıştıkları için onların bu bilgi ve birikimini değerlendiremiyoruz.

  • adım başı üniversite açılıp, dandik hocalar tarafından önüne gelenin mezun edilmesinin sonucudur. aslında kasiyerlik yada garsonluk mühendislikden daha değersiz meslekler değil, sorun bu mesleklere hakkettikleri saygı ve ücretin sunulmuyor olması. ışverenler çalışan maliyetinden tasarruf edebilmek için daha doğru düzgün konuşmaktan bile aciz, eğitimsiz tipleri işe alarak bu meslekleri değersizleştiriyorlar. bunu yaparken işini bilen ve kendini geliştiren kisiler yerine kör cahil tipleri işe alarak aslında kendi işletmelerinin değerini düşürdüklerini fark etmiyorlar. kurum yerine kobi ağırlıklı ticaret geleneğine sahip bir ülkede yaşamanın dez avantajı

  • bu kadar çok üniversite açmalarının sebebi işsiz genç kitlesini 4-5 yıl daha oyalayabilmek

  • üniversite hayatımın son yılında sürekli karşılaştığım durumdur.
    a101'de pdr mezunları, şok'da sosyoloji mezunları,öğretmenler,uluslararası ilişkiler,iibf mezunları bu iş içinden çıkılmayacak hale geldi bile maalesef.

  • 1 hafta kendi işimi aramak için son bir gayret sarf edeceğim olmazsa ben de o kafileye katılacağım. hayırlı olsunnn...
    -yedek subaylık ümidim sona erdi. bir sonraki aşamaya geçiyoruz.

  • "her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok" gibi sözlerin sıkça sarf edildiği, adım başına üniversite açmakla övünülen bir ortamdayız. pek düşünemeyen insanların mantığıyla düşününce fazla üniversite olması yararlı bir şey gibi göründüğünden dolayı büyük yığınlara hitap edebilmek için yapılmış, kalitesiz işlerden sadece biridir.

    her sene atanan öğretmen sayısının 10 katı kadar mezun verilmeye devam edilmesinin bunca yıldır verdiği zarar; kaç yılda kapatılır, kapatılabilir mi insan merak ediyor.