• the red pill

    bir erkeğin hayatını sadece kendisinin değiştirebileceğini görmesini sağlayacak günümüz dünyasının bize anlatılan masallar gibi olmadığını kavramamı sağlayan öğreti.
    matrixteki blue pill red pill metaforundaki acı olan kırmızı hapın seçilmesinden almıştır adını bu öğreti ve tadı gerçekten acıdır ve yutması zordur.

    buradan kimseye bu öğretiyi öğretemem ne vaktim yeter ne bilgim sadece gerçekten meraklı olup hayatından memnun olmayan benim gibiler varsa bi bakıp neymiş acaba bu diyip araştırır belki diye yazıyorum.

  • yalan,zırva,dolandırıcılığın had safhada olduğu sözde öğretidir.internette ufak bir araştırma yaparak öğrenebilirsiniz

  • kendini geliştirmek, spor yapmak ve hayatının merkezine karşı cinsi koymamak için bir öğretinin ona 'kendini geliştir, spor yap, hayatının merkezine karşı cinsi koyma' demesine ihtiyaç duyan; bu öğütleri inanılmaz aydınlatıcı ve hayat değiştirici bulan insanların taptığı bir öğreti. ana fikir kadınları önemsememek ve kendi hayatına odaklanmaktır. ancak red pill forumlarının içeriğinin yüzde doksanı 'nasıl kız tavlanır? nasıl yatağa atılır? nasıl yürünür?' tarzındadır. inanılmaz fanatik bir kitleleri vardır. kadınlar onur, ahlak gibi kavramlardan yoksun, daha iyisini bulduğu an hayatındaki erkeği terk edecek, hayattaki tek gayesi kaliteli sperm bulmak olan bir cinstir. o yüzden erkeklerin gayesi de olabildiğince fazla kadına sperm dağıtmak olmalıdır. çünkü evrimsel biyoloji. bak sen. kadın erkek ilişkilerinde kültürü neredeyse yok sayarlar ve ilginç bir şekilde kendilerini ormanda yaşayan bonobolarla bir tutarlar. bonobolar spermlerini herkese dağıtıyordur, o yüzden insanlar da dağıtmalıdır. kadın erkek ilişkilerine dair her şeyi evrimsel biyoloji ile açıklayabileceklerini sanırlar.

    modern dünyada kadınların gereksiz yere yüceltildiğini ve bunun tüm sorumlusunun feministler olduğunu söylerler. ardından daha az sayıda kadınla yatmış olan erkekleri 'beta' diyerek aşağılarlar. kadınlara ulaşmak onlar için bir hiyerarşi belirtisidir anlayacağınız. kadınları kim yüceltiyor acaba?

    erkeklerin mutsuz ve mağdur olmasının yegane sebebi feminizm akımının kadınlara hak ve özgürlük tanınmasını sağlamasıdır. feminizm öcüdür. artık kadın merkezli bir toplumda yaşıyoruzdur ve sistem kadının doğasına, ihtiyaçlarına, isteklerine göre düzenlenmiştir. bu akım amerikada ortaya çıktığı için bunu savunması kabul edilebilir ancak türkiyede yaşayan birinin 'burada her şey kadınlar için yhaa' demesi en hafif tabirle düşünemediğinizi gösterir. düşünmek. (feminist değilim)

    bir erkek cinsel ilişki teklif eden kadını reddetmemelidir. çünkü gerçek bir erkek, her şartta her dişiyle çiftleşebilmelidir!

    evet, kesinlikle kendilerini geliştirirler(?), kızları da umursamazlar(!). sonra gelip 'saha raporu' adı altında kadınları nasıl 'avladıkları' ile ilgili tecrübelerini yazarlar. evet avlamak. bu kelimeyi kullanıyorlar.

    tarikat gibi bir şey bunlar. 'eskiden mavi haplıydım, kırmızı hap hayatımı kurtardı' diye gezerler.
    tuhaf bir jargonları var bir de. set açmak, oneitis, tabak çevirmek, red flag, hb, shit test, day game, aklıma gelmeyen ve ne olduğunu anlayana kadar canım çıkan bir çok yabancı kelime.

    ne kadar toksik ve iğrenç bir düşünce tarzı olduğunu anlattığınızda 'gerçek redpill bu değil' derler. düşüncelerini öyle manipülatif yollarla dile getiriler ki başta hak verirsiniz. kaldı ki kadın erkek doğasıyla ilgili haklı çıkarımları da yok değildir. bozuk saat gibi, arada doğruyu gösterirler. siz de bu nadir haklı çıkarımları görüp 'harbi doğru söylüyor lan' dersiniz. sonra söyledikleri diğer deli saçması şeyleri de farkında olmadan doğru zannedersiniz.

    daha neler neler. araştırıp psikolojinizi bozmayın diye özetledim. keşke bunu anlamaya ayırdığım sürede kuantum fiziği öğrenseydim. siz öyle yapın. şimdi öğrendiklerim boşa gitmesin ve insanları vakit kaybetmekten kurtarayım diye yazdım. rica ederim :)