• okuduğumuzu hatırlamıyorsak boşuna okuyoruz

    tanım: kitap okumamak için bahane bulan tembel insan ya da okuduklarını hatırlamadığı için boşuna okuduğunu düşünen araftaki insan beyanı

    ilk düşündüğümde gerçekten dehşete düşmüştüm. bunda yıllar önce okuduğum insan ne ile yaşar kitabından kitabını çok sevdiğim dışında hiçbir şey hatırlamıyordum ama yakın zamanda okumamla anladım ki hikayeyi hatırlamama rağmen fikirlerini almışım. aç gözlü olmamayı, o küçük yaşımda olaylara skeptik yaklaşmayı öğrenmişim.

    o zaman fark ettim aslında unutmuyoruz, okuduğumuz kitaptan çıkarttığımız sonuçları üstümüzde taşıyoruz

    hâlâ tatmin olmayanlar için t24'den bir link bırakayım. bir gazete yazarından bunu beklemiyordum. cemal tunçdemir yazısında bilimsel metinlerden ve bilim insanlarının görüşlerini toplayıp kendi yorumuyla harmanlamış. şaşırtmadı değil
    link
    edit: link düzeltildi

  • buna benzer çok değişik düşünce yapıları var. örneğin :
    yavaş okuyacağıma hiç okumam.
    roman okumak aptallıktır, size bir şey katmıyor. tarih okuyun en azından kültürlenin.
    gibi gibi.
    ''hatırlamıyorsam neden okuyayım?'' diyen arkadaşlar sanırım her kelimeyi hatırlamayı bekliyorlar ama ona ezber diyoruz.

  • okurken bir yandan da ana fikirleri, önemli yerleri ve hatırlanmak istenen yerleri not ederseniz bu durumdan rahatça kurtulursunuz. yıllar önce okuduğum kitapların notları hala notion'da duruyor ve zaman zaman okuyorum. unutmak gibi bir sorunum yok, o zamanların emeği hala yerinde duruyor.

  • tabii ki bir süre sonra hatırlamama durumu oluyor. okurken zaten kendimiz kafamızda imgeleyerek ya da bir şekilde kodlayarak bilgiyi alıyoruz. bunu hayatımıza aldığımızda bir süre sonra o kadar çok içselleştiriyoruz ki bazen o bilgiyi oradan aldığımızı unutuyoruz. ama onu kendimize kattığımız için ve o bilgi bizim bir parçamız haline geldiği için bir süre sonra kitaba bakınca unutmadığımızı, tam tersine bilgiyi özümsediğimizi fark ediyoruz. bu aslında portakalın kabuğunu soyup, içini yedikten sonra vücudumuza vitamin vs. olarak dağılması gibi. kitap da öyle. tek fark portakalın kabuğunun ismi yok. kitabın bir ismi var ve içinde faydalı olan içeriği alıp sindiriyoruz. kitaba tekrar bakınca ne kadar bilgiyi özümsediğimizi görüyoruz.

  • çok çok güzel bir konu başlığı, bunu ilk olarak şöyle fark ettim:
    geçen sene pelin çift'in tarih bizi çağırıyor kitabını okumuştum fakat daha sonra düşündüm ki kitapla ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. bir an aklımdan bundan sonra okuyacağım kitapları not alarak okumak geçti. bunu yapan birini duymuştum çünkü. açıkçası bu konuda kendimi yalnız hissettim ama bu başlık beni bu yönden çok mutlu etti.

  • okuduğumuzu hatırlamıyorsak; alışkanlığımız dışında yenilikler yapmalıyız.

  • beni de sık sık düşündüren soruydu, hala cevabını bulamadım ve çok kitap okuyunca olayları okurken dahi karıştırıyorum.

  • okumak yetmiyor okuyup öğrendiklerini hayat bir şekilde geçirmek gerekiyor. her kitabı okuduktan sonra kitap hakkinda kafa patlatmak ve kitap da öğrendiklerini başkalarına anlatmak lazım. not almak ta faydalı olabilir bu konuda. ama yine de okuduğumuz kitaptaki bilgilerin çoğunu unutacagiz ve bu normal bir sey hani bir laf var ya çok okuyan çok unutur diye, evet çok okuyan çok unutur ama çok okuduğu için çok hatırlar .