• öğrenci evi ya da yurt günlükleri

    ütüde yapılan tostlar, kettle'da yapılan makarnalar... peki ya sizde ne hikayeler var?

  • ?

  • ders çalışmak için toplanıldığında masanın üstündeki notların 5 dk sonra pişti kağıtlarına evrilmesi.

  • bir diş fırçasını üç oda arkadaşımın kullandığını öğrendiğimde ayrı eve çıktım

  • fön makinesiyle ütü yapıyorduk.

  • yanlışlıkla arkadaşımın banyo havlusunu kullanmıştım. hem de 1 ay boyunca farketmeden.

  • su ısıtıcısı olmadığı için duş sularıyla yapılan noodle

  • ben lisedeyim 1.5 yıl yurtta kaldım küçük yaşta yurtta kalmak insana çok şey öğretiyor. asosyal olmuyorsun insanlarla ilişkin daha iyi oluyor , sorunlara kendin çözüm üretmek gerekiyor annen ya da baban yanında olmadığı için bu da insanı daha dayanıklı biri yapıyor ayrıca daha çok şey öğreniyorsun farklı insanlarla beraber olunca ama kötü yanı da saymakla bitmez malesef devlet yurtları pek konforlu değil bizim yurt 60 yıllık en az her zaman sıcak su olmuyor. herzaman iyi insanlarla da karşılaşmıyorsun.bazen aile özlemi de oluyor ama alışınca sorun olmuyor bunlar, ha birde bizim yurt için dediklerim bütün yurtlar için geçerli değil.başka yurtta da kalmıştım ora daha rahattı.

  • mutfaktaki biriken bulaşıklarım sonucu tezgahım mikrobiyoloji laboratuvarına döndü

  • üniversitenin son yılında 3 arkadaş çıktığımız ve zar zor geçindiğimiz zamanlar. fakir ama mutlu günlerdi

  • benim kaldığım yurt 3 kişilik. bir gün iki oda arkadaşım da yok. oda da tekim. ben de yalnız uyumayı hiç sevmiyorum. (korkuyorum)
    odaya girmeden çok küçük bir koridor var. o koridorun ışığını açık bırakıp yattım. gece saat 3 gibi miydi ne sanki kapı hızlıca çarpmış gibi aniden yataktan fırladım. kalbim yerinden çıkacak gibi korktum. bir baktım açık bıraktığım ışık kapanmış. o an uyku sersemliği ile aklıma neler neler geldi. çünkü ben biliyorum oda arkadaşlarım gece gelmez. öyle düşünüyorum. dua okumaya başladım. korkudan dilim damağım kurudu. su içmek için yana döndüm. bir an da iki göz parlamasın. dedim "allahım sana geliyorum." yanımdan bir ses yükseldi. arkadaşım: "benim korkma." dedi. ulan o saatte gelinir mi? şu şişesi doluydu kafama diktim bitirdim. ama nasıl boncuk boncuk terlemişim. yatağa girdim. ama nasıl. böyle korkmamın sebebi ise bundan önce gene oda da yalnızken gece bir anda odanın kapısının açılıp kapanması. yurtta kalmak çok sıkıntı ya.

  • lise 4. sınıfın son dönemlerindeydim, okulun düzenlediği çanakkale gezisine katılmak istiyordum fakat bir sorun vardı; okulun önünden otobüs saat sabah 6:30'da kalkacaktı ve benim evimden yetişmem mümkün değildi. ne yapacağım, ne edeceğim derken bizim sınıftan iki arkadaş kaldığı yurtta beni misafir etmek istedi. ama kaçak...
    bana bunu, gezinin bir gün öncesinde odasına davet ettiklerinde söylemişlerdi. düşün; girişte kontrol vardı, adamlar bir yolunu bulmuşlar beni içeri sokmuşlardı. var ya davetsiz misafir olduğumu öğrenince bir triplere girdim sormayın! yakalanmayayım diye kimselerle konuşmamaya çalışıp saklana saklana yürüyordum. neyse ki fark edilmedim.
    gece oldu, uykuya dalarken ses duymaya başladım. baktım bizimkiler... horluyorlar, ikisi de! maşallahı vardı iyiydiler. hay... ama hem çekinmemden hem de iyilik yaptılar diye bir şey diyemedim beylere. geceyi geçirdim, tavana baka baka...
    neyse; geziyi tamamladık, eşyalarımı aldım. eve gelip eşyalarımı kontrol ettiğimde eksik vardı. eşofmanım yok! adamları aradım eşofmanım orada mı kaldı diye. cevaba gel: "abi biz ona yanlışlıkla çöktük ya" şu hayatta böyle pişkin olamadım ha dostlar! :d seviyordum adamları, alın helali hoş olsun diye bıraktım. tabii 3 gün sonra iade ettiler.

    gece gece anı anlattık iyi mi :)