• not defterinizden bir kısım

    gün doğarken ki içinde oluşan yaşama sevincini aynı şekilde akşamın karanlığında da kaybetmiyorsan o içinde ki olan umudunu hiçbir zaman kaybetmişmişsin, hatta kaybetmene sebep olmak isteyen kişilere karşı da ömürlük bir galibiyet kazanmışsın demektir.

  • ilk insalık belirtisi işte buydu : kendimizden başka bir canın iyiliği için yalvardığımızda doğuyordu insanlığımız. belki de bu yüzden habire doğuyorduk ,
    kendimizden başkasını sevebilme kabiliyeti geliştirebilelim diye ...

  • you are too smart to worry and too cute to care

  • kendini bil. evet.

  • "artık var olmayacağımız zaman için yas tutmak henüz var olmadığımız zaman için yas tutmak kadar gülünçtür. var olmadığımız gerçeğinden ne kadar az rahatsız oluyorsak var olmayacağımız gerçeğinden de o kadar az rahatsız olmalıyız." din, ölüm vb konular üzerinden yaşadığım kaygılar ötürü sorularımı bir de felsefeye sormaya karar verdiğimde karşıma çıkan cümlelerdi bunlar.

  • asla ve asla kimseye %50'den fazla güvenme!

  • kalem ve silgiyi aynı anda çıkar

  • 1-) bazı kelimelerin etkisi, insanın zayıflayınca kemerini sıkması gibi değildir.
    2-) ben bir kelebeğim gözlerinin ışığında dönüp duran.

  • write without fear edit without mercy. tez yazarken güzel geldi *

  • baş, çene hafiften yukarıya kalkık şekilde normalden biraz daha çekici görünürken daha fazla kalkık olması halinde umursamaz, küçük görme gibi ifadeler anlaşılabilir.

    - beden dili eğitimi notlarımdan.

  • ''karanlıklardan çıkmak için takip edilen her iz başka karanlıklarda, başka bilmecelerde sona eriyordu.'' -arsen lüpen : herlock shlomes'a karşı

  • güneşin kadrine zerre noksan gelmez .
    eylese cihantabun-u huffaş inkar .

  • sizler sanıyordunuz mu ki göz görünce gönül, yağmuru getiren bir rüzgar gibi sevgi merdivenlerinin mutluluğu çağrıştıran bütün huzur renkleriyle desenlenmiş halılarını önünüze sersin? öyle olsaydı en nadide hisler ancak ve ancak tek bir kişi için beslenebilir miydi?

  • hiç bir şey not defterine yazılmaya değmezdi. çünkü unutmak unutabilmek insana verilmiş en güzel ödüldü.

  • bazen düşünüyorum da bundan bilmem kaç sene sonra benden nasıl bahsederler? yaşamak denen şeyin bana düşmediğini hissettiğim kısmını nasıl anlar, anlatır insanlar birbirlerine? iyi ya da kötü biriydi diyerekten konuyu kapatırlar mı acaba?
    hissettiklerimi, hissedemediklerimi, hissetmek istediklerimi anlamadan beni benden daha iyi tanıyacak birisi olmadığına ve olmayacağına göre ne şu anda yaşıyormuş gibi olmam ne de birgün ölmüş olacak olmam benim ve benimle uzaktan yakından ilgisi olan kişilerin hiçbir şeyini hiçbir şekilde etkilemeyecek. oysaki ben, gözlerimi bomboş duvara çevirmeden önce; benim o duvara asılacak bir tablonun köşesine düşecek olduğum kısacık notu düşündüğümü benden önce düşünecek birisinin hayatımda olmasına o kadar muhtaçmışım gibi hissediyorum ki! bunu kime nasıl anlatabilirim!
    uzun zamandır bunu ve bunun gibi birçok şeyi düşünürken başka şeyler de düşünür oldum: insanların yaşamaktan da usanabiliyor, bıkabiliyor, bitap düşebiliyor olmasının maalesef ki gerçek olması gibi.

  • emin çapa kitap tavsiyesi:geleceğin fiziği

  • saçlarında manolya kokusu olayım taramak için de olsa dokun yüreğime