• not aldığın bir yazı paylaş

    / 7

    not defterime şöyle bir bakıyorum da paylaşmaya değer ne var diye. kitap alıntısı, kişisel gelişim, düşünce yazısı, hayatımdaki önemli kişiler, teknik-mesleki bilgiler, bilimsel çalışmalar... kararsız kaldım. :) neyse, hemen ilk gözüme çarpanı yazıyorum...

    gelenekleri, görenekleri, adetleri hafife alma. yaşadığın döneme uyar veya uymaz. doğru veya yanlış hepsinin altında çeşitli sebepler vardır. ataların/anaların, senin görmediğin bazı şeyleri görmüş; anlamadığın bazı şeyleri anlamış olabilirler.

  • 1940 sonrası feminizm hareketleri ve kadın hakları, kadın hürriyeti üzerine yaptığım bir okumada karşılaşmaıştım. politikacıların kadınlara iş hayatından toplum mühendisliği altında toplum hayatında sürekli annelik ilk iş vurgusu yapılmıştı.
    "kadınları kafeslemek için kafesten çıkarmak"

    teoride bir kadın özgürlüğü olabilir lakin pratikte kadın özgürlüğünü pek göremiyorum. yıl olmuş 2021 ve mart ayının başında olmamıza rağmen 67 kadın şiddet, tecavüz mağduru. bir de kayıt altına alınmayanlar var. eylem planı tamamıyla bir şovenizm. pratikte sınıfta kaldık.

    ayrıca bu haberleri iyice araştırmayınca nedense ulaşamıyoruz. rtük buna yayın yasağımı getirdi hala anlam veremiyorum. ulas baker'in medya yorumum çok sabit.

  • insan ne zaman yalnızlaşır doktor bey?
    -ne zaman?
    -yalnızlığının insanların içinde olmasından daha iyi olduğunu hissettiği zaman doktor bey. anlatmak istediklerini insanlara değil de kendi kendine içinden geçirdiğin gün, yalnızlığın gerçek özgürlük olduğunu anlarsın ama doktor bey sizler garipseyen gözlerle bakmayın bu sözlerime. benim sözlerimi, benim hissettiklerimi hissedenlerin dışında kimse anlayamaz. yalnızlığını yalnızlığıyla paylaşan bilebilir ancak bu duyguları. sizler sade görünen karmaşık hayatlarınızın içinde bir o yana bir bu yana savrulurken bize çarparsanız görürsünüz ancak bizi. çünkü anlamak için farkına varmak lazım ama siz bizim farkımıza varmıyorsunuz. siz güzide hayatınızın içinde yaşamayı becermiş insan olarak yaşlanıyorsunuz. ama bizler öyle değiliz, yaşadıkça yalnızlaşıyor; yalnızlaştıkça tükeniyoruz...

  • ''tembelliğin sizi kandırmasına izin vermeyin, çünkü ona bugününüzü verirseniz, o sizin yarınınızı çalar.'' -h. croccoquill-

  • mutsuz olmak demek, birisinin kendi hakikatinden uzak olması demektir.
    ibn-i arabi
    nevroz, kendi anlamına ulaşamamış bir ruhun acı çekmesidir.
    carl gustav jung
    yaşanan dönem farklı olsa da anlatılan şeyler aynı. umarım kendi hakikatimize ulaşabiliriz.

  • iyi hikayelerin baş kahramanı zamanlamadır.

  • doğmak için uğraşmayan insanlar, ölümle meşguldür.

  • insanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
    sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
    düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
    konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
    duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
    yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
    unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
    ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

    william shakespeare

  • ölüm fikrini her zaman rahatlatıcı bulmuşumdur. hayatımın her an sona erebileceği fikri beni hayatın sunduğu şeylerin güzelliğini, sanatını ve korkusunu tamamen kucaklamam için özgür kılıyor.

  • aslında güzel şiirler yazabilirim. kelimeleri sarhoş edip sabaha kadar cümlelerin arasında dans ettirebilirim.
    harflere emir yağdırabilirim yan yana geldiklerinde beni mutlu etsinler diye.
    yazabilirim her şeyi  uçsuz bucaksız evreni, sonu gelmeyen felsefik tartışmaları, atomun en küçük parçasını yada betonun çelikle aderansını her şeyi her şeyi yazabilirim. mesela tatlı bir aşk hikayesi yada zengin kız fakir oğlanı hepsini yazabilirimde kafamın içindekileri yazamam. sonsuz bir kombinasyonla sürekli yer değiştiren bu düşünceleri yazamıyorum. onlar gökyüzünde ki yıldızlar gibiler kendimle kalınca bir anda içimdeki karanlığı aydınlatıyorlar.
    sayamıyorum kaç tane olduğunu ama biliyorum ki çok fazlalar beni hasta edecek kadar fazlalar.
    kendime ait: niçenin salomesi

  • "neden bu haldeyiz biliyor musun? hak edeni hak ettiği yere getirmedik." dedi. haklısın demekten başka bir şey söyleyemedim.

  • bir yazı ancak kendi malınız olan fikirler oluşturuyorsa faydalıdır. - peyami safa

  • ''en kötü günün sabahı olmadı mı?''

    reşat nuri güntekin

  • dost dost diye nice nicesine sarıldım.

  • narin ve yumuşak bir hayvan olan ıstakoz, sert ve genişlemeyen bir kabuğun içinde yaşıyor. tabii ıstakoz büyüdükçe bu sert kabuk da onu sıkıştırmaya başlıyor. bu sert kabuk, ıstakozun kendini fazlasıyla baskı altında ve rahatsız hissetmesine neden oluyor. ıstakoz kendini avcı balıklardan korumak için bir kaya oluşumunun altına gizleniyor. gizlendiği kayanın altında kabuğunu çıkarıp atan ıstakoz, kendine yeni bir kabuk üretmeye başlıyor. ıstakoz bir süreliğine kabuğun baskısından kurtulsa da, zamanla büyüdükçe bu kabuk da ıstakozu sıkmaya başlıyor. tekrar kayanın altına giden ıstakoz, bu kez kendine daha büyük bir kabuk üretiyor. bu döngüyü devam ettiren ıstakoz, birçok kere kendine kabuk üreterek büyümeye devam ediyor. abraham j. twerski, 'ıstakozun büyümesine imkan sağlayan tetikleyicinin onun rahatsızlık duyması' olduğunu söylüyor. "eğer ıstakozların doktorları olsaydı hiçbir zaman büyüyemezlerdi. çünkü ıstakoz rahatsız hisseder hissetmez doktora giderdi ve doktor ona antidepresan verirdi, ıstakoz iyi hissederdi. ancak kabuğunu hiçbir zaman çıkarıp atamazdı."
    ayrıca "stresli zamanların büyümenin bir işareti olan zamanlar olduğunu" da vurguluyor abraham j. twerski.

  • insanlara belirli bilgileri empoze etmenin adı propagandadır, insanların hayal güçlerini büyüleyerek bilgi aktarmanın yolu ise eğitimdir. a.ş.i

  • -bizi yaralarsanız kanamaz mıyız bizi gıdıklarsanız gülmez miyiz bizi zehirlerseniz ölmez miyiz- w. shakespeare

  • david fallon'un türkler için "bir şeytan gibi savaşırlar ama centilmenlerdir, aciz olana saldırmaz ve dokunmazlar" sözü.

  • dikkatli olmak korkak olmak değildir.

  • sirrini saklarsan kolendir acarsan efendin olur

  • bazı şeyleri kendi başına yapabilmeye başladığın zaman, tek başına da keyif alabildiğin de insanlara ihtiyacın olmadığını tek bir birey olduğu anlıyorsun. her insan yalnızlaşır, önemli olan yalnızken nasıl hissettiğin ve yalnızlığını nasıl kullandığın. oysaki yalnızlık diye birşey yok sadece kendinle ve iç sesinle berabersin bir de allah. peki bu bize neyi getiriyor? her insan da farklı şeyler getiriyor. insanlara karşı sabrımızı yitiriyoruz, çıkarlarımızı sonuna dek korumak istiyoruz, her zaman kendimizin doğru olmasını istiyoruz bırakıp gidiyoruz, tek başına da herşeyi başarabileceğimize inanıyoruz. yazmışım :)

  • 48974- 01 kg schalke 1,45
    29463- 06 city 1,65
    33746- 03 madrid 1,70
    48409- 03 inter 1,80
    51871- 01 barça 1,80

  • acı çeken dostuna dinlenmesi için yer göster. ama dikkat et, yatak sert olsun.

  • bazıları seni sevmez çünkü karakterin onların statülerinden daha ağırdır.

  • demokritos, insanlık halini boş ve komik bulduğu için halk arasına alaycı ve güler yüzle çıkarmış. herakleitos ise, insanın haline acıdığı için hep üzgün bir yüz ve yaş dolu gözlerle dolaşırmış.
    -montaıgne denemeler