• kasa kuyruğunda az ürünü olana öncelik vermek

    bence bu bir görgü kuralıdır. tabii ki kendi sıranı vermek şartıyla. yani iki sıra arkandaki insana arada kalan insanın acilesi olup olmadığını bilmeden sıra verirsen senin, sıra verdiğin kişinin yerine geçmen gerekir. ama eğer tam arkandaki kişi bu durumdaysa gayet de verilebilir.

    hiç unutamıyorum, geçen yaz arkadaşımla markete iki su almak için girdik. sularımızı aldık, kasiyer kasada değildi; nazikçe çağırdık. kasiyer, kasaya geçerken zannımca -metrobüste yer isterken 90 yaşında, yeri kaptıktan sonra çitaya dönengillerden- bir teyze bir anda bir aylık ev alışverişiyle önümüze geçti.
    tabii ki sesimi çıkardım, ''teyze sırada biz varız.'' dedim. teyze onaylamaz birkaç bakış attıktan sonra kasiyer de ilk bizimkini alınca olay kapanmış oldu.
    hâlâ düşünüyorum. teyzecim zannediyorum ki eve gidip atom parçalamayacaksın, değer miydi 1 dakikadan az sürecek bir ''zaman kaybı'' için resmen hakkımızı gasp etmeye çalışman.
    yine 5 gün önce derse yetişeceğim, elimde yalnızca bir yeşil çay var. önümde de yine aylık alışverişini yapmış, büyük ihtimalle aldığı birçok uyarıya rağmen whatsapp gruplarında ''maske öldürür.'' yazılarından etkilenip maskesi ağzında gezen bir teyzemiz (ne çektim bu teyzelerden) vardı. yer verdi mi, tabii ki hayır. bekliyor da değildim açıkcası.
    bir gün yine derse yetişeceğim. elimde de badem var sıraya girdim. abartısız önümde 3 aylık alışveriş yapan ve evdeki tüm bozuklukları bir poşetin içine doldurmuş teyze ve kızı vardı. kızı ne dese beğenirsiniz? ''şey biz bunlarla ödeme yapacağız da isterseniz diğer kasaya geçin.'' aferin... çok düşüncelisin sağ ol. bunu demek aklına geliyor, sırayı vermek asla. tabii diğer kasada da kuyruk var. o gün yanımdaki arkadaşımın geç kalacağız beklersek demesiyle o bademi alamadım ya içime bir öküz oturdu.

    evet, her ne kadar böyle teyzelerin de olduğunu bildiğim halde, burada bunun görgü kuralı olduğunu söylüyor ve savunabiliyorum çünkü bugün bir abimiz tarafından yaşadığım aksi yönde olayda bu yazıyı yazmam gerektiğini fark ettim. gayet güzelce elimdeki iki kitabı gördü ve buyrun sizin ürününüz az diyerekten sırasını verdi.
    önceden ailecek büyük alışveriş yapar ve sıramızı verirdik. bu teyzelerden sonra düşündükçe aileme de kızdım; yıllarca ayaklı adab-ı muaşeret kaidesi gibi yetiştirildim, en nihayetinde bir grup moronun önüne atıldım diye. bugün bu düşüncelerden biraz da olsa sıyrıldım ve bu başlığı açtım, iki kişi görüp uygulasa kârdır diyerekten.