• erdoğan gençlerin gecikmeden evlenmesi için tavsiye verdi

    erdoğan: 30 yaşından önce ne erkekler ne kızlar evleniyor
    .


    erdoğan: 30 yaşından önce ne erkekler ne kızlar evleniyor
    erdoğan, gençlerin "gecikmeden evlenmesi" için tavsiye verdi

    cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan, babalar günü dolayısıyla video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen gençlerle buluşma programına katıldı.

    erdoğan, burada yaptığı konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.

    cumhurbaşkanı, gelecekte birer baba adayı olan bizlere bir baba ve dede olarak tavsiyeleriniz nelerdir? sorusuna şöyle yanıt verdi:

    önce kendini ihmal etme, sen de tabii çocuk sahibi olacaksın, çocuklarını ihmal etme. şimdi şöyle bir moda başladı. 30 yaşından önce ne erkekler evleniyor ne kızlar evleniyor. geleceğin anne ve baba adaylarına ilk ve en önemli tavsiyem bir defa birbirinizi sevin, birbirinize saygı duyun, birbirinizi sahiplenin, daima yan yana, omuz omuza olun. ailesine sahip çıkamayan hayatına da sahip çıkamaz. böyle bir insanın da ülkesine ve dünyasına hayırlı işler yapabilmesi aslında mümkün değildir. ben inanıyorum ki sizin özellikle evlilikte yaş sürecini çok fazla ilerletmeden, gecikmeden evlenmek, bunu hem gençlerimiz hem kızlarımız için söylüyorum. bir de tabii nikah törenlerinde hep söylerim, 'en az 3 çocuk.' çünkü buna ihtiyacımız var.

  • dünya daha sıcak, ülke daha kurak,, salgınla baş edilemiyor, denizler ölüyor, insanlar fakir ve işsiz ve evlilik öyle mi? ben 27 yaşında bir devlet memuruyum. öyle çok refah içinde yaşamıyorum ama aç da değilim şükür. evim var ve araba alacak para biriktirebilirim. yine de cesaret edemiyorum evlenmeye.

    diyelim ki evlendim. artık kendi adıma kaygılanmasam da eşim adına kaygılanmam gerek. onun refahı ve güvenliği için yani. hadi bunu sağladım diyelim, eşim çocuk sahibi olmak istediği zaman ne yapacağım? o çocuğun düzgün bir eğitim almasını nasıl sağlayacağım? o çocuğun bu kuraklıkta ve gelecekte kıtlık baş gösterince düzgün beslenmesini nasıl sağlayacağım? o çocuk 20'li yaşlara gelip dünyanın halini görünce, kuraklıkla, salgınlarla, savaşlarla yüz yüze gelince hiç mi sövmeyecek beni neden yaptınız diye?

    dünyanın en refah yerlerine bakın, nüfusları bizim istanbul'dan az. demek ki önemli olan nicelik değilmiş. demek ki çokluğun olduğu yerde yokluk oluyormuş. tutturmuşlar bir nüfus azalırsa azınlık oluruz diye, gidiyorlar. kolayı var kardeşim, zorlaştır vatandaşlık şartlarını, sonra istersen yok ol. tutturmuşlar evlilik allah'ın emri diye. neden allah'ın başka emirlerini yerine getirme konusunda da bu kadar ısrarcı olmuyoruz? allah çalmayın da diyor, öldürmeyin de diyor, israf etmeyin de diyor?? tüm dünya allah'ın emirlerine uyup güvenli bir yer olsa zaten herkes evlenir. önce bir şeyleri düzeltmek gerekmez mi?

    işyerinde her gün biri tutup evlen diye nasihat ediyor bana. ama bunu yapanların hepsinin de çocukları işsiz,, dertleri büyük. hele bir iki kişi var mesaiden sonra 30 tl için kahvehanede çalışıyor gece boyu. niçin? çocuğuna sabah harçlık vermek için? allah aşkına söyleyin, ben bunları görüp de nasıl evleneyim ya, nasıl? değil 30, 50 yaşında evlensem iyidir. gerçi çok da dert değil artık evlenmemek ya, neyse. hazır sözlük de boşalmışken içimi dökmek istedim.

  • sayın cumhurbaşkanımız, demografik fırsat penceremizin kapanmaması adına "3 çocuk" tavsiyesinde bulunuyor. herkesin her şeyi söyleme hakkı "ifade özgürlüğü" olarak vardır. fakat eğer "liberal" bir devlet politikası güdülüyorsa devletin belirleme değil doğurganlığı teşvik etme (örneğin fransa'da daha fazla doğurganlık olması adına çocuk başına belirli yardımlar yapılıyor) ya da nüfus artış hızını azaltma (doğurganlığı azaltma; fakat buradaki kıstasın olarak yine teşvik olduğunun altını çizerim. çin halk cumhuriyeti'ndeki gibi en fazla ... adet çocuk yapabilirsiniz politikası liberal bir yaklaşım değildir). liberal modern bir devlette güvenliği sağlama, bireysel hakları temin etme gibi kısıtlanmış alanlar vardır ve dışına taşmaz. sosyal/refah devleti ise "fırsat eşitliği" oluşturmak üzere bu devletten farklı olarak çeşitli müdahalelerde bulunur; fakat bu müdahaleler merkeziyetçi bir planlama tarzında değil, yine bireysel haklara erişim noktasındadır (devletin topladığı vergiler, 1929 ekonomik buhranı, keynesyen anlayış vb. kavramlara bakabilirsiniz). sayın cumhurbaşkanımız, adı üstünde cumhurun yani milletin başı olduğundan; söylediği her şey millet adına söylenmiş olmaktadır. bu anlamda 3 çocuk yapma ve genç nüfusun korunması adına bir politika gütmektedir.

    günümüzde evlilik ilişkileri ise antropoloji, tarih, sosyoloji, psikoloji, ekonomi, iletişim bilimlerinin dar anlamda ilgi alanında. oradaki çalışmalara da bakılabilir. eğer eşitsizlik varsa; bu bir tabaka ya da sınıf yazınına bizi götürebilmektedir. bu da günümüzde ekonomik, kültürel, tarihsel, coğrafya gibi etmenlere bağlı olarak değişen bir yapıdadır. her türk vatandaşı bireyin aynı sınıfta olup olmadığı ve evliliğin herkes için özellikle ekonomik temelde aynı kolaylığa sahip olup olmadığı tartışmalıdır. sayın cumhurbaşkanımız "... daima yan yana, omuz omuza olun. " cümlesi ile çok doğru söylese de bunun pratik hayatta tezahürü okuyanların takdirindedir.

  • millet evlenmekten korkuyor neden mi?
    (bkz: en az 3 çocuk) başlığı altında belirttim.