• bireysel silahlanma

    denetime tabii tutulması gerekilen hatta yasaklanacak raddeye getirilmesi gerekilen durumdur. araştırma yaptığınız zaman sivil vatandaşlara verilen bir hak olması durumu bana çok absürt gelmektedir. ateşli silah kullanmanın sonuçları çoğu kez çok ağır olmaktadır. eline silah alan kişiye karşı silahsız birinin savunma şansı oldukça azdır.
    ülkemizde bu haktan ziyade bakkaldan alınan çokomel kıvamına döndüğü için sonumuzun ne olacağını kestiremiyorum. bir an önce halk olarak duruma karşı tepkimizi koymalı ve bireysel silahlanmanın hak falan olmadığını anlatmamız gerekiyor.
    son zamanlarda çatapat dizilerinin artmasıyla herkes mahale sahibi, çete lideri oluverdi. benim gözümde bireysel silahlanma hakkı, birisini öldürme hakkından başka hiçbir şey değildir.

  • kadının da erkeğin de delisi var manyağı var, bu silahların doğru amaçlar doğrultusunda kullanacağının hiçbir garantisi yok.

  • bireysel silahlanma olmalı.suçun bu kadar arttığı böyle bir dönemde ve ülkede yaşayan halk olarak kendimizi savunmalıyız.bilinçsiz kötü niyetli birinde zaten illegal yollardan silah olacaktır. önemli olan kendini kötü niyetlilerden korumak isteyen halkın da kişisel silahı olması.

  • bireysel silahlanmanın olup olmaması önemli değil bana göre, eğitim şart, eğitimsiz insanlardan dolayı böyle oluyor, önemli olan eğitim.

  • suçun artması ile birlikte kısır döngüye girdiğimiz olgu bence. suç arttıkça silahlanma artıyor, silahlanma arttıkça suç da artıyor. denetleme getirilmesi şart oluyor bu durumda kesinlikle.

  • bana göre bireysel silahlanma bir haktır. ha şu anki türkiye'de vatandaşa verilmemesi gereken bir haktır. çünkü eğitim seviyemiz çok düşük. şuan da gerçekleştirilecek köklü ve doğru bir eğitim reformu tüm türkiye'nin eğitim seviyesini anca 30-40 yıla düzeltecektir. franklin'in bahsettiği geçici güvenlikteki geçicilik herhalde 30-40 yıl değildir.

    franklin'in dediği "geçici güvenlik endişesi nedeniyle hak ve özgürlüklerinden vazgeçen bir kişi ne özgürlüğü ne de güvenliği hak eder"

  • belirli ölçülerde desteklediğim başlıktır.

  • bu olay durdurulamaz bir şey ama insanlara gerekli eğitim verilmelidir en azından

  • müsaade edilmemesi gereken bir konudur. en ufak bir iç karışıklıkta yüzlerce insanın hayatına mal olabilir

  • toplum içi aşırı artışın iç savaşın yaklaştığının göstergesidir.

  • kimsede silah olmasa daha iyi. sonuçta psikopatlar kendilerini çok iyi gizleyebilir.

  • olmaması gerek, yoksa abd'deki gibi desteklediği gelişmeler olumsuz sonuç verince millet masumlara veya kendiyle farklı görüşte olana saldırmaya başlar (herkes değil tabi ki üç beş tane psikopat yüzünden genelleme yapmak yanlış olur ama işte o üç beş psikopatın kimler olduğunu bilemediğin için bireysel silahlanmanın olmaması gerekir.)
    ismail abinin de dediği gibi:
    "o silah neredeyse benim kardeşimi öldürüyordu, sen şimdi gelip bana şu küçük şeyi övemezsin. umarım ağzımdan çıkan kulağına ulaşıyordur mafya bey, (kameraya bakarak hep bir ağızdan) bireysel silahlanmaya hayır!"

  • olmamalıdır. bireysel silahlanma olan ülke mesela abd, bunu tarihsel bir gereklilikten ötürü serbest bırakmıştır. ve yine bir gereklilik halinde lazım gelen kısıtlamaları yapacaktır. bizde insanlar doğru soruları sormuyor. türkiye'de bireysel silahlanmaya izin verelim derse biri neden diye sorun. hırsız ise sorun devlet var. ıssız yerlerde de başka tedbirler var. art niyet ararım arkadaş

  • çok iyi eğitimin ardından (+) serbest olması gerek diye düşünüyorum. silahlanma sadece kendini korumak için değil poligon sporları, atıcılık vs için de olabilir. yasaklama sorunları uzun vadede çözmez sadece üzerini kapatır.

  • devlet, asli görevi olan vatandaşlarının can ve mal güvenliğini korumakta aciz kaldığı sürece sonuna kadar "bilinçli bireysel silahlanmayı" destekliyorum.

    hırsızlık sorununda güvendiğiniz devlet ne yapıyor? neyi çözüyor? bunların kendisi hırsız zaten!
    hırsızı bulabiliyor mu? çoğu zaman hayır!
    hırsıza caydırıcı cezalar veriliyor mu? yok!
    bireyin, hırsızlık yapma sebeplerini ortadan kaldırıyor mu? yok!
    bari vatandaşın hırsızlık sonucu uğradığı zarara ufaktan bir el atsın, o da yok!

    silahın, olası suç girişimlerinde oluşturduğu caydırıcılık unsuru göz ardı edilmemeli.
    bireysel silahlanma olsun ama edinmesi zor olsun. öyle 2 fotoğraf, 1 kimlik fotokopisi ile 5 yılda bir haracını ödeyene ruhsat verilmesin; ciddi psikolojik testlerden geçenler alabilsin.
    ruhsatsız silahın kullanılmamış olsa bile tespitinde cezası çok daha ağır olmalı, hapis kesin olmalı para cezası olmamalı.
    ruhsatlı silahla işlenen bir suçta ceza 2'ye 3'e katlansın.

    unutmadan;
    ihtiyacınız olduğunda silahsız olmaktansa, ihtiyacınız olmadığı halde silahlı olmak iyidir.

  • bireysel silahlanma, bence gerekli bir şeydir. özellikle ''bilinçli silahlanma'' gerekli bir şeydir. çünkü sizi, sizden başka kimse iyi koruyamaz. hiç kimse ''devlet bizi korur'', ''adalet var'' demesin. çünkü bunun bir garantisi yoktur. örneğin; sivas olayları. ya da silahsızlaştırılmış toplumlara bakalım. mesela bosna katliamını hatırlayalım. silahsızlaştırılmış bosnalılar, sırplar tarafından katledildi. kendilerini koruyamadılar çünkü silahları yoktu. sscb döneminde, stalin de toplumu silahsızlaştırdı. daha sonra da topraklarını devlete vermeyen çiftçileri katletti. adolf hitler de, yahudilerin silahlanmasını engelledi. daha sonra da yahudileri katletti. hiçbiri kendilerini savunamadı çünkü silahları yoktu. ya da günümüzü ele alalım. biri size bıçakla saldırıda bulunsa kendinizi nasıl koruyacaksınız? polisi aramanız çözüm değildir. çünkü polis, olay bittikten sonra anca sizin yanınıza gelebilir. arada geçen zamanda çoktan ölmüş olabilirsiniz.
    hadi, bir toplumda bireysel silahlanmanın yasak olduğunu ve hiç kimsede silah olmadığını düşünelim. ancak şunu unutmayın: suça meyilli insanlar her türlü illegal yollarla kendini silahlandırabilir. peki yasaya uyan vatandaş ne yapacak? elinde, suçlulara karşı kullanabileceği bir alet yok. kendini koruyabileceği hiçbir şey yok. bireysel silahlanma, başka birini vurmak için değil kendini savunmak içindir. suçlu kişileri adaletle, özellikle de türkiye'deki adalet sistemiyle durduramazsınız. size zarar verecek bir kişiye zarar vermeniz, sizin en doğal hakkınızdır. siz öldükten sonra adaletin yerini bulması önemli değil. suçlulara karşı, suçluların anladığı dilden konuşmak bence gayet normal bir şeydir.
    bu gibi bir konunun konuşulmamasını çok isterdim ancak maalesef günümüz dünyası buna müsaade etmiyor. sizin yarın bıçaklı saldırıya uğramayacağınızın bir garantisi yok. yarın birisi sevdiklerinize saldırdığında ailenizi ve sevdiklerinizi koruyamazsınız. bu sorun ancak eğitimle çözülebilir. eğitimli bir toplum, suç oranının azaldığı toplum demektir. bireysel silahlanmayı, ancak hiç suçlunun olmadığı bir dünyada yasaklayabilirsiniz.
    burada yazdıklarımın kısa özeti şudur: bilinçli bir şekilde bireysel silahlanma olursa, size saldıran insanlara karşı kendinizi savunabilirsiniz. bilinçli demekten kastım, herkesin kolayca silahlanabilmesi değil; belli bir psikolojik eğitim ve testle verilmesidir.
    umarım ki hiçbirimiz, silah kullanmaya ihtiyacımızın olmadığı bir dünyaya sahip oluruz.

  • büyük bir ikilemdir. bir yandan, adaletin herzaman düzgün işlememesi, gecikmesi gibi bir çok riskte hayatta kalmanın tek yoludur. bir yandan da duygularımızı kontrol edemediğimiz anlarda, bizim veya diğer insanların hayatını ve geleceğini ciddi oranda riske atan tehlikeli bir araçtır.

    bu ikilemde iki durumda da risk vardır ama ikinci durum, birinci durumdan daha yüksek risk içerir ve kısır döngüyle risk sürekli artar.

    1. durumda toplumun yüzde birinin silahlı olduğunu düşünelim. bu silahlı kişilerle karşılaşma ihtimaliniz düşük. diyelim ki karşılaştınız, onları uğrunuza hapse girecek kadar kızdırma ihtimaliniz de düşük. çok kızdırdığınız bir kişinin silahı yoksa olay büyümez. aklınıza intihar fikri geldiğinde bunu en kolay ve en az acıyla yapmak istersiniz. silahınız yoksa işiniz zorlaşacaktır. bir işgal ya da siyasi kargaşa ortamı da ülkemiz gibi güçlü temelleri olan ülkeler için düşük ihtimaldir. zaten o durumda da mecburen silah temin edersiniz.

    2. durumda ise halkın çoğunun silahlı olduğunu düşünelim. öfke patlamalarında risk çok daha fazladır. silah tehditinin artması, insanların daha çok silahlanmasına sebep olur. kısır döngü şeklinde silahlanma artar. en ufak anlaşmazlıklar, yaralanma, ölüm veya kan davalarına dönüşebilir. iki kişide silah varsa hangisinin haklı olduğu değil, hangisinin çatışmada güçlü ve yetenekli olduğu önem kazanır. güçsüzseniz, silahınızın olması, hayatta kalma ihtimalinizi arttırnaz, aksine azaltabilir. hatta siz kendinizi müdafaa etmek isterken, katiliniz bunu savunma olarak kullanabilir ve cezadan kurtulabilir. mafya filmlerinde ya da bilgisayar oyunlarında elinize silah alıp kendinizi korumak çok kolay gelebilir ama gerçek hayat öyle değil. bordo bereli olsanız bile sizden daha iyi veya şanslı biri çıkarsa işiniz biter. (tinerci tarafından bıçaklanan bordo bereli hayatını kaybetmişti)

    bireysel silahlanma ülkemizde, eğlenirken bile ölümlere sebep olmaktadır. havaya ateş edenler yüzünden çok sayıda insan hayatını kaybetti.

    özetle iki durımda da risk var ama ikinci durumda risk çok daha fazla. bizi koruması için, askerimize ve polisimize güvenmek durumundayız. tehdit ediliyorsak zaten silahlanma hakkımız var. daha da olmuyorsa, trafik kazası, hastalık ya da başka bir doğal sebeplerde nasıl kabulleniyorsak, öyle kabul etmekten başka çare göremiyorum.

    günün birinde hepimiz öleceğiz. silah sizi kesin olarak korumaz ama silahsızlık, masumiyetinizi korur.

  • bilinçli bir bireysel silahlanma isteniyorsa ayrıntılı düşünülüp uygulanan bir ehliyet eğitimi de zorunlu olmalıdır.

  • şimdi benim gibi ''lan ilerde savaş çıkarsa ya da bu korona çığ gibi büyür de dünyada kıyamet sonrası senaryo yaşanırsa ne yapacağız?'' düşüncesinden kurtulamayan manyaklar için iyi bir şey ancak genelde bu tip durumlar için değil, ''şekil yapan olursa çeker tehdit ederim!'', ''belime takar gezerim havalı olurum, insanlar benim kim olduğumu görür'' gibi düşünen salatalık beyinliler tarafından kullanılan bir şey. şahsen amerika'daki silahlanma kontrol altına alınmadan önce orada yaşayan birisi olsaydım sırf o senaryo için binlerce mermi, 8-10 farklı silah yığardım evime. amaca bağlı tamamen. kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyorum, bugün araçla solladığımız birisi, yolda yanlışlıkla çarptığımız birisi, göz göze geldiğimiz birisi bizi silahla tehdit edebiliyorsa bu kontrolsüz bir silahlanmadır.

  • %1 yararlı, %99 zararlı olur. türkiye gibi bir ülkede milyonları hapse tıkmak zorunda kalırız. hiçbir şeyi doğru yapmayan devlet silahlanmayı mı doğru yapacak? 3 5 çapulcunun eline daha fazla ama bu sefer devlet destekli şekilde silah geçecek ve istediklerini vuracaklar. türkiye'de başka nasıl bir senaryo beklenebilir?

  • kaldırılmalı bence çok kullanmak istiyorlarsa devlet tarafından kurulan talim alanları yapılabilir ve bu talim alanlarına gelen vatandaşlardan aylık abone sistemleriyle para alınabilir . hem kullanmak isteyen kullanır hem de devlet oradan gelir sağlar .

  • şu zamanda zaten fazlasıyla bireysel silahlanmanın olduğunu düşünüyorum. sosyokültürel, eğitim ve ekonomik durumumuzu dikkate alınca ilerde çok daha büyük sorunlara yol açacaktır. özellikle polüler diziler bu durumu daha da özendiriyor.