• aileden sıkılmak

    bağımsızlık duygusunu hissedip tadılacak yaşlarda ailenin yanında onlara muhtaç olmak ne büyük acı...

  • bu durum kendinizi artık ben bir bireyim ilan edişinizle başlar. aileniz sizin bir birey olduğunuza saygı duyuyorsa sıkılmak söz konusu değildir. lakin size, hala empoze etmek istediği düşünceler varsa sıkılmak durumu nefrete kadar gidebilir.

  • maalesef ülkemizde çocuk sahibi olmak belirli bir kitlenin ortaya çıkardığı tek ürün olduğu için onunla gurur duyarlar ve o çıkardıkları ürün ya onların hükmettiği ya da onlara hükmeden bir varlıktır. bu iki düşünce de fazlasıyla yanlıştır. bu düşünceler ilerleyen yıllarda psikolojisi bozuk bir birey ortaya koymaktadır ama benim odaklanmak istediğim nokta ailelerin çocuklarına hükmedilebilecek bir varlık olarak bakmalarıdır. aile böyle bir düşüncede olduğu zaman çocuk aileden sıkılmaya başlar. bu yolun da iki sonucu vardır. ya çocuk aile ile kavgaları sonucu tamamen nefret eder ve ayrılık, küsme noktasına hiç görüşmeme noktasına gelinir. ya da çocuk kavgaları, tartışmaları sonucu ailesine artık bir birey olduğunu onun da düşünceleri olduğunu anlatır ve bu düşünceleri kafalarına yerleştirir. ama maalesef ülkemizde genellikle ikinci sonuç görülür.

  • daha sonra olur ya kaybederseniz onlardan birini, mezarı başında ağlarken üzüntüden daha çok utanç ve pişmanlık duygusu duymanızı sağlar. duyar diyebilirsiniz ama yaşayan bilir derler ya hani, aynen o.

  • değiştirin canım.

  • @kafka doğru söylemiş. eklemek gerekirse, aileden uzakşan ya da yaş farkından kaynaklı iletişimi günden güne kopan genç insanların da başına sıkça gelen şeydir.

    öz düşünce şu şekildedir. herhangi bir düşünceyi empoze etmeye çalışan ebeveyne karşı olur, ailesi ile iletişim kurmayan yada onları iddia eden gençler öyle hissetmek bağlarını koparmak ister, ve tabiki çocuğu ile hiç ilgilenmeyen yada sadece ona bağıran çağıran ebeveynlerin çocukları böyle hisseder.

  • aileden ayrılma vaktinin geldiğinin göstergesidir. bizde olumsuz bir durum olarak algılanır ama aslında hiç de öyle değildir.

  • aynı şekilde ebeveynlerin de çocuklarından sıkıldığını düşünmekteyim. özellikle 25 yaş sularında.

  • aileden ayrılmanın ayaklarının üzerinde durman gerektiğinin göstergesidir. şahsım adına yorumlamam gerekirse şimdiye kadar iş tecrübesi edinmemiş olmam ve şu anda bir işte çalışmıyor olmam kendi hatam.

  • içgüdüsel olabilir bence. ne kadar yüksek zekâlı canlı da olsak, içgüdülerimiz temelde bize hakim olan kontrol mekanizmasıdır. hayvanlarda dahi belli bir süre sonra ayrılma veya kovulma olayı vardır.

  • muhafazakar ailene alkol aldigini kizlarla gezip tozdugunu ve bundan pismanlik duymadigini anlatirsin, kendin icin bir seyler yaparsin, kendini hayvan gibi gelistirirsin heryerde bir numara olursun, mukemmel hissedersin, ve annen ve baban hala gelip cahil bir eli yuzu duzgun kizla evlenmeni, cocuk yapip hayatinin icine s..mak icin can atarlar. hele birde alismislarsa asla karsi cikamazsin, kavga cikarirlar, doverler, olmadi kardeslerinle tehtid ederler. sinirlari yoktur boyle kara cahil ailelerin kimse kusura bakmasin
    onlara kalsa ingilizce ogrenmek sacmalik cunku biliyorsunuz bu laflari.
    kendini gelistirme, eglenme, hayatini yasama, deneyim yasama, gir baba bir odaya al birini iceriye 3-4-5. 10 a kadar yolu var bu isin
    sonra cocuklarini surundur aclikla sefaletle, hayatindan biktigin icin onlarada ayni seyi hissettir ve oda senin gibi olsun, sonunda kara cahil manyaklarla dolsun etraf paradoxu

    hic cekinmeyin, haklarinizi bilin ve istediginizi yapin, yoksa pisman olursunuz

  • birey oluşla beraber gelişen ve genişleyen sınırların aile sınırlarıyla çatışması, belki uyuşmaması ve netice itibariyle de aile fertleri arasındaki ilişki biçiminin başkalaşmasıdır. bu değişim ilkin ilgili bireyde gerçekleşir, aile fertleri bu değişimi anlayış ve sevgiyle karşılamazlarsa, birey ailede varlığının kabul edimediği duygusuna varır, böylece kendini tanıma çabasına ailenin çocukluğundaki gibi onu tanımlama kavgasına karşılık bireyin ailesinden sıkılması, aile değerleri içerisinde rahat edememesi genellikle edilgen bir tutum olarak açığa çıkar. etkin tutumlarda ise öfke ve nefret görülebilir. bununla beraber aileye karşı duyulan pek çok olumsuz tutum genelde baskılandığından, bir çoğumuz aslında anne babamıza karşı asıl duygularımızın bazen bilincinde olmayabiliyoruz.

  • kendi ailemden çok memnunum fakat herkes şanslı olamayabiliyor. en yakin arkadaşımın hayatını yakından biliyorum babası geçen kalp krizi geçirdi inanın içi cız etmedi. yılların sıkılmışlıgı olsa gerek.. aynı kız komşusu için on gün ağlardı. her baba, baba degil. her aile aile olamayabilir. gayet normaldir.

  • aileden sıkılmanızın birden fazla nedeni olabilir. ama ben en çok şu nedeni gözlemledim; teknoloji çok hızlı geliştiği için (telefonlar tuğla gibi iken ne hale geldi örneğin) aile ile bazen aynı dili konuşamıyorsun.

    bunun yanında internette insanların neler yaptığını gören bizler sıkılmaya daha elverişliyiz, aile buna empati yapamıyorsa sıkıntı büyüyor.

    ama sizleri içten bir şekilde seviyorlarsa sarılın onlara, sevin. kıymetini bilin, inanın dışarıda insanlar göründüğünden daha gaddar. ben yurtta hastalık geçirdiğimde kimse bir bardak su vermedi. beraber vakit geçirmek için "gel deneyelim ne kaybedersin" deyin.