• 12 kızgın adam

    1957 dram/mahkeme draması adı altında çekilmiş filmdir. 1 kişinin idamı hakkında açılan davayı ,karar vermeleri için 12 jüriye bırakılır. ilk oylamada 1 kişi dışında herkes idam edilmesinden yanadır. işte film orda başlar.

    film oyunculuk,hissiyat ve verdiği mesaj açısından beni derinden etkilemiştir. lütfen izleyin izlettirin. eski filmlerin tadı çok başka.( izlerken kendinizi terliyormuş gibi hissedebilirsiniz)

  • yüksek lisans hocamın tavsiyesi üzerine seyrettim. aksi taktirde seyretmezdim. çünkü bir filmde olabilecek asla izlemem dediğim tüm özellikleri (siyah beyaz, monoton ve aksiyon yok, görsel efektler yok, müzik neredeyse yok, film tek mekanda çekilmiş, kasvetli bir hava...) barındıran fakat izlerken hayatımda en çok etkilendiğim, sürüklendiğim, büyülendiğim, sürükleyici roman tadında bir film.

  • ilk dakikalarda siyah beyaz olması sadece adamların konuşması olması yüzünden bu mu güzel diyordum.

    ne ara bittiğini anlamıyorsunuz ve siz de tartışmaya katılıyorsunuz.

  • genel kitlenin sevdiği aksiyonlu, görsel şölenli, zamanın nasıl geçtiğini hissettirmeyen filmleri seven biri olarak şiddetle tavsiye ederim. (ayrıca film tadında belgesel ve western filmleri hariç çoğu film kategorilerini izlerim)

  • harika bir filmdir, siyah beyaz olmasına bakmadan herkesin izlemesini tavsiye ederim, bilim kurgunun görsel efektlerin hastası ben bile sıkılmadan izledim efenim ne duruyorsunuz :)

  • henüz izlemediğim ancak listemde ilk sırada olan film.

  • ünlü düşünür malcolm x der k: bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter.
    bu filmde bu sözün şerhini okuyabilirsiniz. katılaşmış bir önyargınin sonucunun neler olabileceğini, "acaba öyle de olamaz mı?" diyerek farklı bir açıdan bakabilmeyi öğreten bir film.

    bu filmde neler görebilirsiniz ve bu film bana neler öğretti?

    yanlışta kendini kaybetmiş kimselerin olduğu bir yerde doğruya inanmış bir insan oradaki insanların hepsinin gözlerinin önünde olmasına rağmen göremedikleri hatalarını görmelerine vesile olabilir. haliyle onlarca kibriti yakan yine yanan bir âdet kibrit çöpüdür.

    fark edilemeyen küçük bir ayrıntı herkesin gözünden, aklından kaçmayı başarabilir. onu fark edecek bir gözle bakmadıkları için hepsi aynı kapıdan girer, aynı kapıdan çıkarlar, farklı bir kapıya ulaşamazlar.

    bir topluluk veya grupta insanların kesin gözle baktıkları, kesin hüküm verdikleri bir konuda tam anlamıyla tahkik yapmadan, sürü psikolojisiyle topluluğun peşine düşülmemelidir. her şey göründüğü gibi olmayabilir.
    insanların gözünden kaçmış küçük bir ayrıntı, bir şüphe bazen bir hayatı kurtarır.
    insanların ön yargıları bazen onları kör eder. ön yargı daha çok yanlış ön bilgiler manasında kullanıldığı için o manası baskın gelmektedir. bir konuda insanın ön fikrinin elbette olması gerekir fakat insan bir kulağını daima açık tutmalıdır, ışık gelebilecek tüm kapı ve pencereleri kapatmamalıdır. çünkü insanın karşısındaki kişinin ön yargısı olarak gördüğü şey belki kendisinin ön yargısı olabilir.

  • ankara hukuk'un ilk günü izletmişlerdi. hiç unutmam önümdeki 2 metre kız yüzünden pek bir şey anlamamıştım. sonrasında kendim izleyince sardı. sorgulama kabiliyeti ve çok yönlü bakış açısı kazandırmaya yardımcı bir film.

  • efsane bir filmdi. sorgulama araştırma yeteneklerini kattı bana. çok sevdiğim bir abi önerdi. lisenin son zamanlarıydı ilk dağıtılan fatih tabletlerinden izlemiştim hiç unutmam. hatta okulun interneti yetmedi son 30 dakikasını falan internet kafede açtım izledim.

  • kült filmdir. izlemeniz tavsiyedir.

  • müthiştir. önyargının ne olduğunun tanımıdır.

  • filmin yüzde 99'lık kısmı sadece bir oda'da çekilmesine rağmen hiç sıkılmadığım 'kült' bir yapımdır.

  • çok eski olmasına rağmen hala izlenebilir

  • eski, siyah beyaz ve tek mekan film diye ön yargıyla yaklaşmıştım ama izlediğim zaman neden kült olduğunu anladığım film.

  • tek mekanla böylesine efsane olması hayret verici.

  • yargı nedir, önyargı nedir, kim suçludur, kim masumdur? gibi soruları odadaki 13. kişi olarak sorgularsınız. hatta aralarına girip tartışasınız gelir. tek mekanda 12 adamla ne kadar güzel bir film çıkabileceğinin kanıtıdır. buna en yakın izlediğim diğer bir tek mekan filmi the man from earth

  • beyler bu çok üzücü bir şeydir; hiçbir şey olmak.
    yeni izledim 1 buçuk saatte, mekan değiştirmeden bana bu kadar çok şey katan ilk film. izlemelisiniz

  • tek mekan ve siyah-beyaz.
    bu filmi ilk defa izlediğim zaman siyah-beyaz filmlere karşı önyargılıydım.
    ama tek mekanda geçip bu kadar derin ve anlamlı bir film beklemiyordum.
    harikadır izlemeğenler mutlaka izlesin.

  • izlemeden önce ön yargıyla yaklaşılan fakat izlenince iyiki dedirten bir film. hep aynı tarz filmler izlemektense bu filme bir şans vermek gerekir. farklı bakış açılarını görmek bize fayda katar diye düşünüyorum.

  • kısa bir roman okumuş gibi hissedersiniz.

  • bence the man from earth'den sonra en iyi tek mekan filmdir.

  • filmdekilerle birlikte terlemeye başlıyorsunuz ki bence bu da gerilimi arttırıyor

  • lise 1 de anlamadan bilmeden etkilenip izlediğim geçen günlerde de tek bir oda da neler dönebileceğini çok iyi anlatan bir film olduğunu hatırladığım baş yapıt.

  • 1957 yapımı izlenmesi gereken film.

  • filmin geçtiği sahneyi önceden bilsen izlememeyi düşünebilirsin ancak nasıl bittiğini anlamıyorsun bile.